|
|
|
|
|
 |
| |
İyi Eğlenceler!
|
 |
Türkü Hikayaleri : Yaşanmış
Türkü Hikayeleri ve Sözleri
Geyik Ne Me'lersin? |
|
<<Fethiye'nin Günlükbaşı
köyünden Mustafa Topcu'dan derlenmiştir>>
Güney Anadolu da, Akdeniz'e paralel uzanan Toros
sıradağları, karlı doruklarıyle, mavi Akdeniz'in,
yücelerde patlayan ak köpüklü dalgalarıdır sanki...
Toros sıradağları arasında coşkun dereler ve
ince-uzun ovalar vardır. Bu yörenin insanları
doğaya, dolayısıyla her türlü yaban yaratığına
yakındırlar. Çokluk Türkmenler, tahtacılar yaşar
Toros'larda.
Yıl boyu sürü güdüp tahta biçen tahtacılar, güz
geldimiydi, doğru Elmalı'mn Akçainiş köyü
yakınındaki Tekke mevkiinde alırlar soluğu.
Fethiye'den Antalya'ya, Kaş'tan Korkuteli'ne dek
yöredeki tüm Aleviler, kurbanlarını burada keserler.
Çünkü Hacı Bektaş-ı Veli'nin önde gelen
müritlerinden Abdal Musa tekkesi buradaydı bir
zamanlar.
Hacı Bektaş-ı Veli, Abdal Musa'nın yetişip
olgunlaştığım görünce O'na <<el vermiş>>ti.
Bektaşilikte <<el vermek>>, <<tamam, sen piştin>>
demek...
Abdal Musa, <<pir>> inin elini öptükten sonra, O'nun
elçisi olarak, Bektaşiliği yaymak üzere, Elmalı'ya
gelip, Akçainiş köyü dolaylarına yerleşmiş. Öylesine
bilgili, öylesine güçlü bir kişiymiş ki; kısa sürede
çok büyük bir yandaş (taraftar) kitlesi toplamış.
Aradan yüzyıllar geçtiği halde, o yöreler halkı
hala; Abdal Musa'nın kudretini hayranlıkla anlatır.
O'nun gösterdiği mucize ve yaptığı işlerin çoğu halk
arasında söylenceleşmiş (efsaneleşmiş) tir.
Bir geyikle şakalaşmasını dile getiren söylenceyse,
Fethiye-Antalya arasının en, ilginç türkülerinden
birine konu olmuştur :
Abdal Musa bir gün, yenice yavrulamış bir geyikle
karşılaşmış. Geyiği sınamak için, yavrusunu bir
kazana saklamış. Geyik melemeye, yavrusunu aramaya
başlamış. İşte o sıra Abdal Musa ile geyik arasında
geçen söyleşi, kırk dörtlüklük (kıt'alık) bir şiir
oluşturmuş. Bugün türküde genellikle beş dörtlük
söyleniyor.
Aşağıda sunduğumuz sözlerin birinci, ikinci ve
dördüncü dörtlükleri Abdal Musa'nın; üçüncü ve
beşinci dörtlükleri geyiğin ağzından söylenmiştir :
<<Geyik ne melersin
Dağı taşı delersin
Bir yavrunun yolu
Geyik ne çok melersin?
Adayıp atandadır İskilip'ine ereyim
Okuyup yazandadır Gonca güller dereyim
Geyik ne ararsın dağı taşı Beriye geliver geyik
Yavrun bu kazandadır. Ben yavrunu vereyim.
Adayıp atand'dolsun İskilip'ine eremem
Okuyup yazand'olsun Gonca güller deremem
Benim yavrumu alanın İnsanoğlu çiğ süt emmiş,
1ki gözü körolsun. Sözüne güvenemem...>>
Kaynak:
Ahmet Günday
Bağlama Metodu
Notaları ile Halk Türküleri
ve Türkü Hikayeleri Nisan 1977 |
|
|
|
|